En son oltaya Ahmet Hakan düştü…
Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde önce Yavuz Donat oltaya düştü…
Yavuz
Donat’ın yazdığına göre; meğer Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde makam
arabası yokmuş da rektör hanım, kocasının özel aracını makam aracı olarak
kullanıyormuş…
Tabii yersen…
Yalan…yalan…yalan…
44 AB 001 plakalı
kiralık Mercedes araç üniversite kurulduğu ilk günden beri 44 A 002 resmi
plakalı makam aracı olarak kullanıldı.
Hatta
üniversiteye ait bazı araçlar Malatya dışında, Ankara’da, başkentte rektörün
çocuğunun okulunun önünde resmedildiğine dair paylaşımlar bile haberlere konu yapıldı.
Üniversiteye
ait araç Ankara’da, rektörün çocuğunun okulunun önünde ne geziyordu?
Eğer birileri
Ankara’yı su yolu yapıyor ve haftalarca, sorumlu olduğu Malatya’daki kuruma
uğramıyorsa bir zahmet kendi aracı ile Ankara’ya gidip gelsin.
Tabi kendi
aracı ile gidip geliyorsa…
Hani şu PTS
uygulaması var, şehirlere ve yollara giriş çıkış yapan tüm araçların
plakalarını tek tek kaydediyor….
Akaryakıt
alındığı zaman tüm araçların plakaları direk emniyetteki ekrana düşüyor.
Yine; Emniyetten
koruma alınıyor, korumaların görevlendirmeleri de kaydediliyor.
Yalan
söylemeye gerek yok….
Devlet sağlam
çalışıyor…))
Belki bu
yalanları söyleyen bunları bilmiyordu….
Ama, Yavuz
Donat’ın bilmesi gerekirdi.
Yavuz
Donat’ın enişteye şunu da sorması gerekirdi: “Yahu sen Ankara’da görev
yapıyorsun, hangi izin ve görevlendirme ile Malatya’da bulunuyorsun?”.
Bir de şunu
eklemesi gerekirdi Donat’ın, “Türkiye Cumhuriyeti senin arabana mı muhtaç kaldı
enişte efendi? Sen Türkiye Cumhuriyeti’ni aciz göstermeye utanmıyor musun?”.
Ama soramaz,
çünkü Yavuz Donat gazeteciliği “her dönemin adamı olma gazeteciliği” özelliği
taşıdığı için, soru sormayı, sorgulamayı düşünemez.
Hatta şöyle
diyelim: Düşünür de sormaya ihtiyaç duymaz. Çünkü, o da biliyor aslında enişte
efendinin konuyu saptırdığını….
Ama işte,
ahbap – çavuş ilişkisiyle ve siparişle köşe yazısı yazıldı mı böyle oluyor...
Tabii bu
yazıların karşılığında kitapçılarda alıcı bulamayan Yavuz Donat’ın kitabından
çok sayıda satın alıp oraya buraya bedava dağıtırsan, yıkama – yağlama, yalan –
yanlış gırla gider…
***
Yavuz
Donat’tan sonra Hürriyet Yayın Yönetmeni de Aysun Bay Karabulut ve enişte
efendi hakkında, yine siparişle bir PR, bir güzelleme yazısı yazdı.
AK Parti Malatya
Milletvekili Öznur Çalık’ın, “Rektör bacım Malatya’da çuvalladı, şuna bir omuz
ver de biraz olsun kamuoyunun gözünü boyayalım” diyerek Ahmet Hakan Coşkun’a
yazı ve söyleşi siparişi verirse, bu güzellemeler yayınlanır.
Yoksa Ahmet
Hakan oltaya mı geldi?
Ahmet
Hakan’ın düşüşü çok acayip olmuş…
İnsan yere
düşer…
İnsan
yüksekten düşer…
Ama Ahmet
Hakan oltaya nasıl düştü, anlamadım…
Ahmet Hakan
aynen şunları yazdı; “Öğrendiğim anda acayip mutlu oldum: Meğer Rektör Aysun
Bay Karabulut’un kendisi Sünni, eşi Ercan Karabulut, Alevi imiş. Ne güzel yahu!
Önyargı dediğin işte böyle kırılır. En başta tepkilerle karşılaşmış Aysun
Hanım. Ama diretmiş ve evlenmiş Ercan Bey’le. Tepkilere aldırmamış. Ve onlar,
üç çocuklarıyla mutlu mesut bir aile.”
Bu ne yahu!..
Eyyyy… Ahmet
Hakan, Alevi-Sünni evliliği Anadolu’da bin yıldır var…
Bin yıldır
Alevi-Sünni evliliği yapılıyor…
O senin
dediğin ön yargı bu ülkede yoktur…
O senin
dediğin güzellik binyıldır Anadolu’da gururla, onurla yaşıyor, yaşatılıyor…
Bir rektör,
bir üniversite yöneticisi neden “uluslararası bilimsel başarıdan bahsetmez de”
gidip direkt “kocasının mezhebinden” bahseder…
O rektörün
Malatya’da kimse kocasının mezhebini sorgulamadı, sorgulayamaz da…
Ama görev
süresi içinde edindiği iddia edilen mal varlığı sorgulanıyor, üniversitedeki iş
ve işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı sorgulanıyor.
Bu rektörün
haftalarca Malatya’ya gelmeden, üniversiteyi Ankara ve İstanbul’dan idare
etmeye çalıştığını, bunun hesabının neden sorulmadığı sorgulanıyor.
Bu rektörün
yaptığı atamalar sorgulanıyor, bu rektörün temizlik elamanı olarak aldığı
personeli akademisyen yapması sorgulanıyor, sen bunu biliyor muydun Ahmet
Hakan?
O rektör,
kocasının mezhebi sorgulanmadığı için rektör oldu. Bundan daha iyi güzellik
olabilir mi?
Mesele “mezhep”
değil, mesele “yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına” cevap veremediği için
konuyu saptırmaktır.
Medyaya,
basına rektörlük görevinin 2,5 yılı içinde Ankara’nın en pahalı sitesinde süper
lüks villa, İzmir’de en pahalı sitede süper lüks villa ve Malatya’da yine süper
lüks villa sahibi olduğu iddia edilen o rektör ve kocası şimdiye kadar “Bizim
böyle bir mal edinmemiz olmadı” diyemedi, yalanlamadı, inkâr etmedi.
Anladın mı
şimdi?
Malatya
büyükşehirdir, ama herkesin herkesi tanıyabileceği kadarda küçüktür.
Yahu bu
Anadolu’nun bir gerçeği…ön yargı-margı yoktur…
Sadece
usulsüzlük iddialarının hesabını kamuoyuna vermeyenlerin konuyu saptırması var…
Ahmet Hakan,
senin bu kadar oltaya düşeceğini bilseydik, yakın zamanda bir düğünümüz oldu,
birisi Alevi-birisi Sünni’ydi, senide davet ederdik. Ama bilmiyorduk, bir daha
düğünümüz olursa söz seni davet edeceğiz.
***
Gelelim şu
“acı kayısı çekirdeği ekstresine”
Ahmet Hakan,
bu ekstre uzun yıllardır Amerika’da üretiliyor ve dünyanın her yerinde satılıyor…
İlk defa
yapılmış, icat edilmiş bir şey yoktur ortada.
***
Anadolu’daki bir üniversitenin rektörü, Yükseköğretim
Kurulu (YÖK) Başkanından daha fazla Ankara’da bulunuyorsa, aslında YÖK ve YÖK
Başkanı Erol Özvar’da tartışılmalıdır.
Yada Sayın Özvar idari personeline dikkat etsin….Ben
Vakko diyeyim, gerisini Sayın Özvar anlasın…Ben yılbaşı diyeyim, gerisini Sayın
Erol Özvar anlasın…
Ben hediye diyeyim, gerisini anlayan anlasın…
Yorumlar
Yorum Gönder