Soytarılara makam verirseniz, Malatya’yı sirke çevirirler!.. 9
Soytarılara makam verirseniz, Malatya’yı sirke
çevirirler!.. 9
Burhan KARADUMAN
Sonuçta hikaye bu…
Hikaye şöyle başlıyor…
Üst yönetici çağırmıştır, emir kulu alt yöneticisini…
“Para lazım, kurumu soyalım. Ama öyle bir soygun olsun
ki, kimse ayıkmasın”
Bu nasıl bir giriş diyeceksiniz, utanması olmayan
insanlar her türlü kepazeliği yapmaya kadirdir.
Emir kulu alt yönetici ellerini büyük bir mutluluk içinde
birbirine vurur, “Hemen soyalım, hemen çalalım. İki sana bir bana” der, elleri
birbirine “çak, çak” yaparlar.
Gözleri çakmak çakmaktır.
Her ikisi de mutlu, her ikisi de mesuttur.
Böyle bir psikolojik durumu dünyanın tüm bilim adamları
bir araya gelsen çözemezler.
*
Karar verilmiş, soygun başlamıştır.
Öyle bir soygun ki silahla, topla, tüfekle, yapılmış bir
soyun değil…
Beynelmilel soyguncular bunu öğrense mesleği bırakırlar…
Kalemle, makamla yapılmış bir soygun....
Faturaya göre, boya badana, tamirat yapılmış, ama duvara
bir fırça değmemiştir.
Faturaya göre; bakım -onarım yapılmış, ama onarım için
bir mala değmemiştir duvarlara.
Faturaya göre; bakım-onarım yapılmış, HTS kayıtlarına
göre orada bir Allah’ın kulu görünmemektedir.
Faturaya göre; büyük onarım yapılmış, SSK kayıtlarına
göre o bakım ve onarımda çalışan bir işçi olmamış…
Faturaya göre; bakım onarım yapılmış, malzeme çıkışı olan
dükkandan o kuruma malzeme girişi olmamış, depo çıkışında öyle bir malzeme
bulunmamış...
Faturaya göre; bakım onarım var, ama bakım onarım
yapıldığı gösterilen bina dökülüyormuş.
Kağıt üzerinde bakım onarım yapılmış, faturası kesilmiş
ve parası ödenmiş.
Afiyet mi olsun, zehir mi olsun, ne olsun?
Hangisi?
Hikaye bu…
Şimdi herkesin aklına yapılmayan onarım ve bakımdan
ziyade faturanın karşılığında çıkan para ne olmuştur diye bir soru gelmiştir?
Ne olacak ki?
Çatır çatır yemişlerdir…belki de villa almıştır, belki de
yurtdışına çıkartmıştır…
Asıl sorulması gereken soru şu; şerefi olan bir yönetici
bunu yapar mı?
Yanlış anlaşılmasın, hikaye bu…
*
Hikaye devam ediyor…
Devletin bir kurumu, bir başka kurumun acil ihtiyacı olan
duvarı yapmıştır, fatura kesmemiştir…
Tamamen karşılıksız hizmet…
Sonra bedava duvar sahibi olan o başka kurum, o işi ihale
yapmış gibi faturalandırıp, onarım-bakım işi diye faturalandırmış…Yani bedavaya
sahip oluğu duvarı sanki kendisi yaptırmış gibi…
Fatura kesildiğine göre para çıkışı olmuştur…
Ne iş?
Ama hikaye bu….
*
Hikaye noktalanmadı, devam ediyor….
Faturaya göre; kuruma bir depo dolusu temizlik malzemesi
alınmıştır…
Ama depo bomboşmuş…
Hatta… Temizlik malzemesini kullanacaklar da o binada
yokmuş…
Çünkü pandemi varmış, bomboşmuş bina…
O boş bina her gün doluymuş gibi temizlenmişte
temizlenmiş, temizlenmişte temizlenmiş…
Fatura var, ama faturadaki malzeme yokmuş…
Yani malzeme alınmadan fatura kesilmiş, para çıkışı
olmuş… Fatura kesenin deposunda öyle bir malzeme çıkışı yoktur, deposuna öyle
bir mal giriş ve çıkışı da olmamış.…
Bu hikaye çok uzun... Gerisi var daha!!!
Yorumlar
Yorum Gönder